27 Mart 2022 / Pazar

DEVLET BAHÇELİ’NİN GERÇEK BUKALEMUN SİYASETİ

DEVLET BAHÇELİ’NİN GERÇEK BUKALEMUN SİYASETİ

Cumhur ittifakı ortağı ve AKP’nin küçük destekçisi MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “partisince düzenlenen Belediye Başkanları Toplantısı açılış oturumunda konuştu. Bahçeli, "Bukalemun siyasetçilerinden olmadık, geçmişini unutanlardan olmadık, milletimize sırt çevirmedik. Millet dedik, zilletin foyasını ortaya çıkardık. Cumhur dedik, müstesna bir ittifak anlayışıyla Türkiye'yi muhafaza ettik" dedi.

 

Devlet Bahçeli’nin bu sözleri, büyük ortağı AKP ve onun Genel Başkanı Erdoğan için söylediklerini hatırlatıyor. Geçmişe bakıldığında kimin “BUKALEMUN SİYASETÇİSİ” olduğu ortaya çıkıyor.

 

2 Haziran 2015

Erdoğan’ın, kendisiyle ilgili ’HDP Meclis’e girmezse ülkede kaos olur, erken seçime gidilir’ iftirasında bulunduğunu söyleyen ve ispata davet eden Bahçeli, "Bak sayın Erdoğan, MHP Genel Başkanı olarak, bölücü HDP’nin Meclis’e girmediği takdirde kaos olur türünden bir beyanatım varsa ve sen bunu somut şekilde, yer ve zamanını göstererek açıklayamıyorsan, tekrar ifade ediyorum, alçaksın, şerefsizsin. Erdoğan, sen nasıl bir Müslümansın? Hadi Cumhurbaşkanı olmanı geçtik de, nasıl bir insansın?"

"Türkiye koyu bir karanlıkta, kör bir çıkmazdadır. Sizler işsiz ve yoksulken, Ankara’da bir avuç imtiyazlı ve sonradan görme hazineyi hortumlamakta, kaçak saraylarda yaşamaktadır. Sizler darlık ve yokluk çekerken, AKP milli servet ve kaynakları zimmetine geçirmektedir" dedi. Halkın zor durumda olduğunu, suyun başını tutanların küplerini doldurduğunu kaydeden Bahçeli, "AKP’ye umut bağlayan aç gözlüler ekmeğinizi dilim dilim küçültmektedir. Para ve servet avcıları rızkınızı yağmalamanın peşindedir. Ekonomiyi ithalata bağlayan, kaçakçılığı teşvik eden, sıcak paracıları, faiz, rant ve silah lobilerini memnun eden AKP’nin, Elazığlıyı dert ettiği yoktur. Erdoğan ve Davutoğlu’nun aklında siz değil, BOP’un hedefleri, küresel güçlerin kanlı hesap ve çıkarları vardır. Çöken dış politikaya bakınız, ülke olarak düştüğümüz acınası duruma dikkat ediniz, bunları açıkça göreceksiniz"

 

"ALÇAKSIN, ŞEREFSİZSİN"

Bahçeli, şu anda Türkiye Cumhuriyeti’nin Recep Tayyip Erdoğan’ın kuşatması ve tazyiki altında olduğunu belirterek;

"Erdoğan layık olmadığı makamın ağırlığı altında ezilmiş, siyasi tarafgirlikle, açılış kılıfı altında düzenlediği mitinglerle Cumhurbaşkanlığını mahvetmiştir. Bu şahıs her gün fitne saçmaktadır. Erdoğan israf, itham, inkar ve iftiradır. Dün yine zırvalamış, hezeyana batmış, zıvanadan çıkmıştır. Erzurum’da milliyetçilik postuna bürünebilmek, milli poz verebilmek adına asıl yüzü ve niyetini saklamak için olağanüstü gayret sarf etmiştir. Ve bunu yaparken şahsıma ve partimize ağza alınmadık hakaretleri arka arkaya sıralamıştır. Erdoğan aklıyla arasını açmış, klinik bir vaka haline gelmiştir. Güya ben demişim ki, ’HDP Meclis’e girmezse ülkede kaos olur, erken seçime gidilir.’ 29 Mayıs günü Erzincan’da, Erdoğan’dan bunu ispatlamasını istemiştim. İspatlamayanın namert, alçak ve şerefsiz olduğunu hiç çekinmeden haykırmıştım. Fakat Erdoğan bana mısın demiyor. Sanki duvara konuşuyorum. Pişkince, hayasızca asılsız ve ahlaksız iddiasını sürdürüyor. Bak Sayın Erdoğan, MHP Genel Başkanı olarak, bölücü HDP’nin Meclis’e girmediği takdirde kaos olur türünden bir beyanatım varsa ve sen bunu somut şekilde, yer ve zamanını göstererek açıklayamıyorsan, tekrar ifade ediyorum, alçaksın, şerefsizsin. Erdoğan, sen nasıl bir Müslümansın? Hadi Cumhurbaşkanı olmanı geçtik de, nasıl bir insansın? Sen de hiç mi Allah korkusu yok? Sen de hiç mi günaha girme kaygısı kalmadı? Yalan söylemek, iftira atmak, gıybet yapmak, dedikodu ve tezviratlara bel bağlamak İslamiyet’in hangi buyruğunda, Kur’an-ı Kerim’in hangi ayetinde vardır? Senin yaptıklarına ancak iblis teşebbüs edecektir. Erdoğan bu iddiasını ispata mecburdur. Erdoğan ileri sürdüğü hayasız iddiayı netleştirmekle mükelleftir."

"Sayın Erdoğan şimdi kulaklarını aç ve Elazığ’dan bizi dinle. Artık iyice anlaşılıyor ki, sende şeref ve mertlik işportaya düşmüş, hurdaya çıkmış. Erdoğan 16 Eylül 2012’de, katıldığı bir televizyon programından tıpkısının aynısıyla şöyle konuşuyor. ’Biz statükoyu nerede kırdık? Ada’ya danışmanımızı göndermek suretiyle kırdık. Oslo’ya göndermek suretiyle kırdık. Statükoyu korumak isteyenler yanlış yapıyorsun dediler bana. Hayır ben onun riskini alıyorum dedim.’ Erdoğan bu sözlere dublaj, montaj, komplo diyebilecektir. Fakat ne derse desin, neyi bahane gösterirse göstersin, her şey meydandadır. Ve terörle pazarlık edenlerin kirli yüzü açıktadır. Erdoğan defalarca İmralı canisine AKP’den milletvekili aday adayı olmuş özel temsilcilerini göndermiş, PKK’yla görüşmelere en yakın adam ve arkadaşlarını görevlendirmiştir. Erdoğan kendi kendini yalanlayarak ne duruma düşmüştür? Biz geçmişte kendisine PKK’yla görüşüyorsun dedik, yine şerefsizlik polemiğine başvurdu, kaybetti. Cumhurbaşkanı görevine başlarken şeref ve namus üstüne yemin etti, kaybetti. Şimdi bir kez daha ispat bekliyor, aksi takdirde alçaklıktan ,namertliğe kadar sövüp sayıyor. Erdoğan, bilesin ki, bizim ispatlamamıza gerek yoktur. Sen zaten her şeyi ispat ediyorsun. Yazık ki söylediğin ağır sözlerin de misliyle geri dönüyor, alnına kazınıyor. Ve şerefsizliğin kara bulutu başının üzerinden bir türlü ayrılmıyor. Kazdığın kuyuya yine kendin düşüyorsun. Ektiğin rüzgarı fırtına olarak biçiyorsun. Erdoğan sen yakın tarihimizin en yanlış şahsiyetisin. Milletimiz adına çok üzülüyorum. Elazığlı adına kahrediyorum. Böyle birisinin Cumhurbaşkanı olması yıkımdır, kayıptır, zulümdür, milli ve manevi depremdir."

 

BAHÇELİ’DEN ERDOĞAN’A SORULAR

"İmralı canisiyle mektuplaştın mı? Öcalan canisinin İmralı Adası’ndan günü birlik giriş-çıkışlarına onay verdin mi? Ve şahsen temas kurdun mu? Kandil’deki PKK’lılara dinlenmesin diyerek kriptolu telefon gönderdin mi? Terör baronlarıyla telefon görüşmeleri yaptın mı? Bülent Arınç’a yönelik düzmece suikast iddiasından sonra, girilen kozmik odalardan gasp edilen devlet sırları, en mahrem bilgiler kimlerin eline geçti? Şu anda Türkiye’nin güvenlik kartları hangi mihrakların elindedir? KCK’nın kuruluşunda katkın ve dahlin var mı? PKK ve HDP’ye başkanlık karşılığında federasyon ümidi verdin mi? Daha sorularımız vardır. Fakat Erdoğan’a şimdilik bunlar yetecektir. Erdoğan’ın çok yakında maskesi düşecektir. Çok yakında eski günlerini mumla arayacaktır. Ve günü geldiğinde ya kaçacak ya da adalete hesap verecektir."

 

"MİLLİYETÇİLİĞİ AYAKLAR ALTINA ALAN İNKARCIDAN CUMHURBAŞKANI OLMAYACAKTIR"

Bahçeli'nin dört yıl önce yaptığı koşmada, 21 maddeyle Erdoğan'dan neden cumhurbaşkanı olmayacağını anlatmıştı. Bahçeli 2014 yılında yaptığı konuşmada, "Demokrasiyle yönetilen bir ülkede peşin yargılarla iki kişinin keyfine ülkeyi teslim etmek olmayacak bir şeydir. Yaklaşık 77 milyon nüfusu olan Türkiye'de, Cumhurbaşkanlığı'na iki şahsiyetin layık görülmesi milletimizin egemenlik ve tercih haklarını bir defa hiçe saymaktır. Buna da hiç kimsenin hakkı yoktur. Twitter'i engelleyen, Youtube'u kapatan, kişisel hak ve hürriyetleri budayandan Cumhurbaşkanı olmaz. Hukuka saldırandan, adaletten kaçandan, rüşvetçilere ve hırsızlara kol kanat gerenden Cumhurbaşkanı olmaz. Villalara balya balya dolar yığandan, kamu arazilerini zimmetine geçirenden, evdeki parayı sıfırlarken haysiyet ve inandırıcılığını da sıfıra düşürenden Cumhurbaşkanı olmaz. Tekeden süt sağılmaz, TSK'ya kumpas kurandan başkomutan olmaz. Türklüğü reddeden, TC'yi silen, milliyetçiliği ayaklar altına alan bir inkârcıdan Türkiye'ye Cumhurbaşkanı olmaz, olamaz, olamayacaktır" demişti.

 

"ŞEREF GİBİ DERDİ OLMAYAN"

Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan için "Bizi en çok rahatsız eden ise Erdoğan'ın yeminin sayısız çiğnemesidir. Tekrar hatırlatıyorum. TBMM'de yaptığı tarafsızlık yeminini namus ve şerefi üzerine etmişti. Şu sorunun cevabını bilen söylesin. Namus ve şeref üzerine yemin ederken namus ve şereften ne anlamaktadır? Şeref gibi derdi olmayanın Türkiye'nin şerefini savunması beyhudedir."

 

"BİLAL'İN KARUN KADAR ZENGİNLEŞMESİ"

30 Temmuz 2014'te Bahçeli'nin söyledikleri şu şekilde: "Bugün adaletsiz, ahlaksız ve maneviyatsız yönetim işsizliği çözmek için en ufak çaba göstermemektedir. Başbakan için varsın Türk gençliği kahvehaneleri doldursun. Bunlar önemsizdir. Önemli olan bakan çocuklarının çalıntı paralarla geleceklerinin garantiye alınmasıdır. Bilal'in karun kadar zenginleşmesi, soygunlarla küpünü taşırması ve Bilo Ağa seviyesine terfi etmesidir."

 

"ÖCALAN CANİSİYLE BAŞKANLIK SİSTEMİNİ KURMA HEDEFİ"

Bu gelişmelerin ardından Bahçeli'nin 2015 yılında yaptığı bir açıklama sosyal medyanın gündemine oturdu. 7 Haziran seçimlerinden önce Devlet Bahçeli, Kırşehir'de yaptığı konuşmada, "Öcalan canisiyle ve başkanlık sistemini kurma hedefine sabitlenen Erdoğan, geri dönülmeyen bir mecra ve maceraya sapmıştır"

Yukarıda örnekleri daha da çoğaltılabilecek Devlet Bahçemleri ve günümüz Devlet Bahçeli gerçeği varken, Bahçelinin Kemal Kılıçdaroğlu ile söylediği;

Atatürk'ün partisi terör örgütleriyle düşüp kalkmaktadır. FETÖ'nün yanındadır. CHP Genel Başkanı telaş ve korku içindedir. Şuuru kapanmıştır. Bir gün dediğini, diğer gün inkar etmektedir. Sabah akşam başkadır” sözleri Devlet Bahçeli’nin artık siyasi bir mefta halinde son çırpınış ve nefeslerinin tezahürüdür. Gelecek nesillere “Bukalemun siyasetçi” örneği verilecekse bu kişi Devlet Bahçeli olacaktır.


Bu haber 133 kez okunmuştur.


Paylaş:
Etiketler:

Yorumlar

Bu Makale için yorum bulunmamaktadır.

Yorum Yap

Yorumlar, yönetici tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Burası her türlü görüşe açık bir platformdur, kişi/lerin hak ve özgürlüklerine yönelik hakaret içermeyen her türlü düşünceniz "düşünce özgürlüğü, ifade özgürlüğü" çerçevesinde tartışılabilir; fakat ifade özgürlüğünüz bir başkasının ifade özgürlüğünü "hakaret, küfür, aşağılayıcı" biçimlerle engellemeye dönüştüğünde ifade özgürlüğünüz malesef orada bitmektedir. Lütfen yorumlarınızı bu çerçeve içerisinde yazınız, aksi takdirde yorumlarınız onaylanmamaktadır.
* Zorunlu alanlar.


MAAS Havalandırma & İklimlendirme | Bursa Havalandırma | Bursa İklimlendirme
Para Birimi Alış Satış
Dolar (USD) 16.7165 16.6498
Euro (EUR) 17.4275 17.3579
Sterlin (GBP) 20.3108 20.1611