29 Mayıs 2019 / Çarşamba

BTSO Türkiye’ye rol model olmaya devam ediyor.

BTSO Türkiye’ye rol model olmaya devam ediyor.

Bu hafta başında BTSO’nun öncülüğünde hayata geçen “Mesleki Eğitimin Geliştirilmesi” proje tanıtım toplantısı ile ilk adım atılmış oldu.

 

Sadece Bursa’nın değil, tüm Türk ekonomisinin en temel ihtiyaçlarından biri olan “nitelikli personel” ihtiyacının karşılanması için birinci basamak olan Endüstri Meslek Liseleri, maalesef ki son yıllarda istenen ihtiyacı karşılayacak eleman yetiştirilmesi konusunda eksik kaldı.

Üretim ve hizmet piyasasının ihtiyacı olan nitelikli personel gerek sayı gerekse nitelik anlamında ihtiyaca karşılık veremiyor. Bu meselenin bir den çok ayağı var.

BTSO açıklanan programla, okullarda uzmanlaşma, özel sektörden ve sivil toplum kuruluşlarından destek alma konusunda önemli bir adım attı. Okullarda yetişen öğrencilerin piyasanın talep ettiği niteliğe sahip olabilmesi için, okul-sektör işbirliği kaçınılmaz. Bu birliktelik şimdiye kadar sadece stajlarla kurulmaya çalışılsa da istenen sonuç tam anlamı ile alınabilmiş değil.

Sektör temsilcilerinin eğitimin içine girmesi ve yönlendirmesi ile eğitim çağımızın gereklerine uygun hale gelecektir.

Ancak;

Bu sorunun temelinde yatan ana konu ise, eğitim ve sınav sistemidir. Çocukların ilköğrenimle başlayan eğitim süreçlerinde yetenek tespiti yapılmadığı ve öğrenmeye değil, ezberlemeye yönelik sınav sistemi sayesinde öğrenciler ilgi ve yeteneklerinin olmadığı alanlarda eğitimlerine devam etmek zorunda kalıyorlar. Neticede, diploması olan ancak herhangi bir mesleği icra edemeyen mezunlar ve işsizler ordusuna sahip oluyoruz.

Yine, son yıllarda eğitim kalitesi iyice düşen meslek liseleri, öğrenci için son seçenek haline gelmeye başladı. Buraya gelen öğrenciler için meslek liseleri diploma alınan bir beton yığını haline geldi.

Meslek liselerinin aldığı son halin bir diğer sebebi ise, okulların teknolojiyi takip edememeleri. Bu yüzden de ya sınırlı atölye eğitimi veya piyasa şartlarına uymayan teknolojilerle verilen yetersiz eğitim bugün yaşanan sorunların sebeplerinden biri.

Meslek liselerinde yaşanan bir diğer sorun ise eğitici kalitesinin her geçen yıl düşmesi. Meslek lisesi öğretmenliği klasik okul eğitimleri ile bir tutulamayacak kadar farklıdır. Ders saatlerinden, okulda geçirilen zaman ve ortam, verilen dersler ve öğrenci davranışları klasik okullardan farklıdır. Maalesef öğreticilerin büyük bir bölüm bu farkın farkında değiller.

Eğitim ve sınav sistemine dönecek olursak;

Sorun sadece meslek liseleri ile ilgili değil. Sorunun başlangıç noktası eğitime atılan ilk adımla başlamakta. Lise eğitimine kadar olan süreçte öğrenciler okul hayatlarının her kademesinde kişisel özellik , ilgi alanı ve yeteneklerine göre ayrıştırılarak bir süzgecin içinden geçmelidirler. Klasik sınav sistemleri yerine, öğrenciye göre sınavlar yapılarak, öğrenciler mesleklere yönlendirilmeli ve eğitilmelidirler. Ortaokul sıralarında ise temel meslek eğitimlere başlanmalı, lise düzeyinde ise meslekte uzmanlaşmaya gidilmelidir.

Meslek lisesi eğitimi nasıl olmalı?

Meslek liselerine yönlendirilen çocuklar, alabilecekleri en üst düzeyde mesleki eğitimin yanında en az bir hatta iki yabancı dili teknik anlamda üst seviyede öğrenmeli. Sermayenin ve üretimin küreselleştiği bir dünyada yabancı dil veya diller bilmeden kariyer yapmanın şansı artık yok. Yabancı dil eğitimi öğrencinin olduğu kadar, işletmelerin geleceğinde de önemli bir rol oynadığı gerçeği ortada.

Liseden sonrası;

Meslek lisesinde eğitim gören öğrencileri üç gruba ayırmak gerekmekte.

Birinci ve çoğunlukta olan grup, lise eğitimi sonrası işletmelerde işgücü olarak istihdam edilecek grup. Yüksek kaliteli bir eğitim ile işletmelerin nitelikli eleman ihtiyacının giderilmesi ile birlikte, gerçek ve üst kalitede donanımlı mavi yakalı grubu işletmelere katma değer sağlamakla birlikte, elde edecekleri orta üst gelirle yaşadıkları şehrin sosyo ekonomik, kültürel ve politik yaşamına ayrı bir değer katacaklardır. Yaşam kalitesinin yükseldiği şehirlerin marka değerleri de buna paralel olarak artış gösterecektir.

İkinci grup ise, meslek liselerinin bir üst kademesi olan meslek yüksek okulları olacaktır. Bu okullarda eğitim görecek elemanlar bir üst seviye eleman ihtiyacını karşılamakla birlikte, Üniversitelerin ilgili bölümlerine hazır öğrencilerin ikinci basamağı olacaktır. Sırası ile meslek lisesi ve ardın MYO eğitimi alan bunda başarılı olan öğrencilerden oluşacak mühendis kadrosu teori, pratik ve piyasa tecrübesi ile birlikte özlenen mühendis kadrolarının oluşmasını sağlayacaktır.

Lise sonrası eğitime devam edecek öğrenciler bildiğimiz üniversite sınavı yerine, okudukları kurumlardan alacakları puanlar ile eğitimlerine devam etmeliler. Bir başka deyişle, ilk önce lisede standartın üstünde başarı sağlayanlar MYO na, oradan da standartın üzerinde başarı sağlayanlar da üniversite eğitimine devam etmelidirler.

Sınavsız, başarıya endeksli bir üniversite eğitimi şansı, öğrencileri meslek liselerine doğru çekçektir.

Elbette tespitler ve önerilerin çok kısa bir sürede hayata geçirilmesi mümkün değil. Ancak bir yerden başlamak gerekiyordu. Bu başlangıç için sorumluluk alan ve elini taşın altına koyan BTSO yönetimini başta Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve yönetim kurulu nezdinde tebrik etmek gerekiyor. Ve, her kesimden insanın bu sürece katkı koyması gerekiyor.

Bu satırların yazarı olarak ben de Tophane EML 1982 yılı Makine Model muzunu bir meslek lisesi mezunu olarak elimden geldiğince, dilim döndüğünce bu sürecin takipçisi ve destekleyicisi olacağım.

  


Bu haber 1068 kez okunmuştur.


Paylaş:
Etiketler:

Yorumlar

Bu Makale için yorum bulunmamaktadır.

Yorum Yap

Yorumlar, yönetici tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Burası her türlü görüşe açık bir platformdur, kişi/lerin hak ve özgürlüklerine yönelik hakaret içermeyen her türlü düşünceniz "düşünce özgürlüğü, ifade özgürlüğü" çerçevesinde tartışılabilir; fakat ifade özgürlüğünüz bir başkasının ifade özgürlüğünü "hakaret, küfür, aşağılayıcı" biçimlerle engellemeye dönüştüğünde ifade özgürlüğünüz malesef orada bitmektedir. Lütfen yorumlarınızı bu çerçeve içerisinde yazınız, aksi takdirde yorumlarınız onaylanmamaktadır.
* Zorunlu alanlar.


MAAS Havalandırma & İklimlendirme | Bursa Havalandırma | Bursa İklimlendirme
Para Birimi Alış Satış
Dolar (USD) 8.6933 8.6586
Euro (EUR) 10.3538 10.3125
Sterlin (GBP) 12.0936 12.0045