14 Temmuz 2021 / Çarşamba

BATININ İNSAN KAYNAKLARI MERKEZİ “TÜRKİYE”

BATININ İNSAN KAYNAKLARI MERKEZİ “TÜRKİYE”

Türkiye’den ekonomik ve sosyal gelişmişlik düzeyi yüksek ülkelere olan beyin göçü artık lise öğrencilerine kadar indi. Yakın zamana kadar sadece yüksek öğrenim veya akademik ünvana sahip kişilerde görülen bu göçte, yaş sınırının aşağılara inmesi ve gidenlerin büyük bir çoğunluğunun çalışmak için tekrar Türkiye’ye dönmeyi tercih etmemeleri ülkemiz adına kaynak kaybının büyüklüğünün artmasına sebep oluyor.

 

Mevcut iktidar beyin göçünü tersine döndürmek için 2018 ve 2020 yılında “Uluslararası Lider Araştırmacılar Programı” nı başlattı. Projede mali destekler yanında 720 bin liraya kadar araştırma proje desteği verileceği açıklanmıştı. Bu kapsamda 2020 raporlarına göre İlk sonuçlara göre, 98 Türk, 29 yabancı, toplamda 127 bilim insanı araştırmalarını Türkiye’ye taşıdı. 108 araştırmacı arasından seçilen 38'i Türk, 4'ü yabancı uyruklu farklı alanlardan toplam 42 yetkin bilim insanına destek verildi.

Yurt dışına giden beyin göçü ile kıyaslandığında tersine göç dikkate alınacak bir orana sahip değil. İktidar, yurt dışına beyin göçünü sadece finansman sağlanarak önleneceğini zannında. Yurt dışına gittikten sonra, orada elde ettikleri gelirden daha fazlası teklif edildiği halde dönmeyi düşünmeyenlerin sayısı oldukça fazla. Aslında en büyük soru işareti burada yatıyor.

1960 larda başlayan Türkiye’den yurt dışına vasıfsız işgücü göçü 70 li yıllardan sonra yerini kalifiye işgücü nün göçmesine evriliyor. 80 li senelerle birlikte kalifiye işgücü göçü ile başlayan süreç günümüze kadar artarak en son halini alıyor. Akademik kariyer sahibi insanların göçü diğer kriterlerin önüne geçiyor. Son dönemlerde ise artık yaş aralığı daha aşağılara düştü. Üniversite eğitimini yurt dışında yapmak isteyenler kadar, imkan bulanlar lise eğitimlerine de yurt dışında yapmak istiyor.

 

Eğitimlerini yurt dışında yapmak isteyenleri gruplara ayırmak mümkün;

1. Gelir seviyesi yüksek ailelerin çocukları, paralı okullarda eğitim görmek istiyor. Bu amaçla yut dışına çıkanların beyin göçüne çok etkisi yok.

2. Yüksek öğrenimini Türkiye’de yaptıktan sonra, akademik kariyerlerine yurt dışında devam etmek isteyenler.

3. Akademik ünvanlarını Türkiye’de aldıktan sonra yur dışına göç edenler.

4. Yüksek öğrenim sonrası iş dünyasında profesyonel olarak çalışanlar.

5. Yüksek öğrenimlerini yurt dışında yapmak isteyenler.

6. Lise eğitimi ile birlikte yüksek öğrenimlerini yurt dışında yapmak isteyenler.

Bu gruplamada Türkiye’yi en çok etkileyecek olanlar ise, sınavlarla neredeyse %100 burs alarak yurt dışında eğitimlerini devam ettirmek isteyenler. Nedenine gelince bu tür sınavları kazananlar iyi donanımlı, zeki ve akıllı, hedefleri olan gençler. Her geçen gün bu değerlerimizi yurt dışına kaptırıyoruz.

Türkiye’nin ve ailelerin kıt imkanları ile belirli seviyelere getirdiği insan gücümüzü gelişmiş kabul edilen ülkeler sundukları imkanlar ile elimizden birer birer alıyorlar. Türkiye an itibariyle gelişmiş ekonomilerin insan kaynakları merkezlerinden biri oldu.

ABD de bir inşaat mühendisinin ilk okul gününden, mühendislik diplomasını aldığı güne kadar devletin harcadığı para ortalama 300 bin Amerikan doları. İşte Türkiye gibi ülkeler ABD benzeri ülkelerin özellikli eleman yetiştirme maliyetini karşılar hale geldi.

 

Türkiye’den göç edenlerin yaş aralığı

 

Yaş                       Yıllar

---------- --------------------------------------------------------------------------------------

                           2016          2017          2018           2019           Toplam

20-24                 27.616       36.410       42.721        41.594         148.341

25-29                 28.982       39.382       50.711        50.154         169.229

30-34                 22.433       31.289       42.703        42.882         139.307

35-39                 17.762       24.877       34.319        34.794         111.752

40-44                 13.500       18.838       26.577        26.222           85.137

45-49                 10.156       15.397       21.839        20.548           67.940

------------------------------------------------------------------------------------------------

TOPLAM          120.449     166.193     218.870      216.194        721.706

 

Her yıl 50 bin öğrenci gidiyor, yüzde 78’i geri dönmek istemiyor.

Birleşmiş Milletler Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) verilerine göre Türkiye’den her yıl 50 bin öğrenci yurt dışına okumaya gidiyor. Osmangazi Üniversitesi Teknoloji Araştırma Merkezi'nce Türkiye’nin beyin göçünü araştırmaya yönelik yapılan çalışmanın sonuçlarına göre; yurt dışına giden gençlerin yüzde 78’i dönmek istemiyor. Araştırmaya göre Türkiye’de gözde liseler arasında gösterilen eğitim kurumlarından mezun olan gençlerin yüzde 59’u yurt dışına gidiyor ve her 100 gençten 73’ü yurt dışına gitmek istiyor.

 

Yurt dışında çalışmak isteyen doktor sayısı 15 kat arttı.

Türk Tabipler Birliği (TTB) 2012-2019 yıllarında yurt dışında çalışabilmek için sicil verisi isteyen hekimlerin sayısını açıkladı. Veriler, son yıllarda Türkiye’de çalışmak istemeyen hekim sayısının sistematik biçimde arttığını ortaya koydu. Buna göre, 2012 yılında 59 hekim sicil için başvuru yaparken bu sayı 2013 yılında 90, 2014 yılında 118, 2015 yılında 150, 2016 yılında 245, 2017 yılında 482, 2018 yılında 802, 2019 yılına gelindiğinde ise 906’ya çıktı.

Sebep ne?

Yetişmiş ve nitelikli iş gücümüz, akademik kariyer yapmış veya yapacak olanlar, profesyoneller ve dahası lise seviyesine inen yurt dışında okuma, çalışma ve yerleşme sebepleri neler?

Gençlere sorulan ““Eğitim veya iş amaçlı bir başka ülkede geçici süreli yaşama fırsatı tanınsa yurt dışına gitmek ister misiniz? Sorusuna verilen cevaplar;

Yüzde 76.2’si evet kesinlikle giderim

Yüzde 14’ü evet ama aynı şartlar ülkemde bulunursa gitmem

Yüzde 5.5’i hayır kesinlikle gitmem

Yüzde 4.3’ü ise kararsızım

Cevaplar aslında resmin özeti gibi.

Özellikle akademi dünyasında yaşanalar gençlerin ve yetişkinlerin yurt dışına çıkma sebeplerinin başında geliyor. Zira, birçok üniversitede ders veren akademisyenlerin lisede bile ders verip veremeyeceği tartışmalı. Bu durumu özellikle TV kanallarında yapılan tartışma programlarında görüyoruz. Siyaset mekanizmasının bol keseden dağıttığı akademik ünvanlar yüksek öğrenimde kalitenin düşmesine sebep oldu.

Bilimsel bakış açısı, analiz yeteneği, yabancı dil seviyesi, entelektüel birikimi öğrenci seviyesinin altında olduğu bir akademi dünyasında öğrencilerin kazanabileceği çok fazla bir şey yok. Zira bu sözde akademisyenler sayesinde okudukları okulların da dünyada itibar seviyesi çok düşük. Bilimsel bir makalesi bile olmayan ki, olanların bir bölümünün de intihal olduğu ortaya çıkmasına rağmen hala o ünvanlara sahip olarak makamları işgal etmeleri yüksek öğrenim görecek gençleri veya üniversite mezunlarını Türkiye’den uzaklaştıran etkenlerden biri olmaya devam ediyor.

Siyasi iktidarın üniversitelere bilimsellik gözü ile değil de ideolojik gözle bakması atamalarda bilgi, yetenek ve yeterlilik yerine sadakata önem vermesi üniversiteler üzerinde güvensizlik ve kalitesizlik bulutlarının kümelenmesine sebep oldu.

Özellikle iktidarın çıban başı olarak gördüğü bazı üniversitelerde yaptıkları atamalar ve uygulamalar hem öğrencilerden hem de akademi dünyasından tepkiler aldı. Dünyanın bilimsellik anlamında saygın olarak kabul ettiği üniversitelerin en önemli ortak özellikleri kurumsal yapıları ve yazılı olmayan yılların süzgeçinden geçerek oluşan yapısal özellikleri. Son yıllarda hükümet bu üniversitelerle ilgili yaptığı çalışmalarla bu yapıyı bozmaya, bu üniversiteleri sıradanlaştırmaya başladı.

Sonuç olarak, sürekli itibar erozyonuna uğrayan Türkiye akademisi ve üniversiteler oldu. Kaybeden ise Türkiye olmaya devam ediyor.

Yurt dışına beyin göçünün sebeplerinden biri de ekonomik şartlar. Maalesef Türkiye neredeyse bir üniversite cenneti haline geldi. Neredeyse artık her kasabada ve köyde üniversite oldu. Bu denli fazla sayıda üniversite ancak nitelikleri yok. Sonuçta da ihtiyaç planlaması yapılmadan açılan ve niteliksiz eğitimlerinden dolayı da yüzbinlerce üniversite mezunu işsiz ordusuna sahibiz.

Elbette işsizlik ile birlikte üniversite mezunlarının aldığı ücretler de aldıkları eğitimin karşılığı değil. Bütün bu ekonomik şartlar oluşunca yetişmiş insan gücümüz çareyi göç etmekte buluyor.

 

Beyin göçü sadece üniversitelerden mi?

Özellikle Avrupa’da genç nüfusun azalması ile birlikte, eğitimli kalifiye eleman ihtiyacı doğmaya başladı. Avrupa kısa vadede bu problemi çözemeyeceği için, ihtiyaçlarını Türkiye gibi ülkelerden çözme yoluna girdi. Yapılan araştırmalara göre, teknisyen, tekniker ve meslek diplomalı insanların yurt dışına göçünde büyük bir artış var.

,Bu insanlar, aynı bilgi ve beceriler ile yurt dışında çok daha iyi şartlarda çalışacaklarına inanıyorlar ve göç ediyorlar. Büyük bir çoğunluğu da Türkiye’ye artık tatil için geleceklerini ve gerekli şartları sağladıklarında yerleştikleri ülkenin vatandaşlığına geçeceklerini söylüyorlar.

 

Göçün sosyal sebepleri

Yapılan araştırmalarda eğitim düzeyi attıkça, yurt dışına göçme isteği de artıyor. Başka bir veri ise, kentlerde ve özellikle de büyükşehirlerde yaşayanların küçük yerleşim yerlerine nazaran göçe daha fazla meyilli olduğu.

Bunun sebepleri ise öncelikle son yıllarda hissedilen mahalle baskısı, kendini ifade edememe, her ne kadar kabul edilmese de özel yaşama müdahale, sosyal etkinliklere katılımın kısıtlanması, fikir özgürlüklerinin baskılanması, sosyal yaşam alanlarının azalması ve kalitenin düşmesi, alınan eğitimin ve becerilerinin takdir edilmemesi, bilimsel bakış açısının hafife alınması ve görmezden gelinmesi.

Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, Cumhurbaşkanı’nın muhtarlar toplantısında muhtarlara akademik cüppe ve kep giydirmesi bile akademi dünyasında anlık karalar verilmesine sebep olmuş.

Neticede, siyasi iktidarın tutumu ve uygulamaları Türkiye’den nitelikli insan gücünün yurt dışına göç etmesini hızlandırıyor ve göçenlerin %75 gibi bir bölümü dönmeyi düşünmüyor. Bu yüzden de Türkiye batının “nitelikli insan kaynakaları” merkezi olmaya devam ediyor. Ve hükümet bu sorunu maddi kaynak vererek çözeceğini zannediyor. Kaybeden ise Türkiye oluyor.

Haber: Metin ESKİN


Bu haber 181 kez okunmuştur.


Paylaş:
Etiketler:

Yorumlar

Bu Makale için yorum bulunmamaktadır.

Yorum Yap

Yorumlar, yönetici tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Burası her türlü görüşe açık bir platformdur, kişi/lerin hak ve özgürlüklerine yönelik hakaret içermeyen her türlü düşünceniz "düşünce özgürlüğü, ifade özgürlüğü" çerçevesinde tartışılabilir; fakat ifade özgürlüğünüz bir başkasının ifade özgürlüğünü "hakaret, küfür, aşağılayıcı" biçimlerle engellemeye dönüştüğünde ifade özgürlüğünüz malesef orada bitmektedir. Lütfen yorumlarınızı bu çerçeve içerisinde yazınız, aksi takdirde yorumlarınız onaylanmamaktadır.
* Zorunlu alanlar.


MAAS Havalandırma & İklimlendirme | Bursa Havalandırma | Bursa İklimlendirme
Para Birimi Alış Satış
Dolar (USD) 13.3803 13.3269
Euro (EUR) 15.1548 15.0943
Sterlin (GBP) 17.8451 17.7135