19 Ağustos 2019 / Pazartesi

“KAZDAĞLARI BİZİM”

“KAZDAĞLARI BİZİM”

Pazar günümü “Kaz Dağları Su ve Vicdan Nöbetini” yerinde izleme amacı ile Kirazlı/Balaban mevkisinde geçirdim. Aynı gün Fazıl Say’ın konserinin olması ile birlikte alanla kıyaslandığında mahşeri bir kalabalık oluştu.

İzlenimlerimle ilgili detaylara girmeden önce;

Özellikle sosyal medyada yapılan bazı paylaşımlarda, Fazıl Say konserinin Su ve Vicdan Nöbeti’nin önüne geçmesine en az bizler kadar Fazıl Say’da üzülmüştür diyerek bu faslı burada kapatıyorum.

 

NÖBETTE KİMLER VARDI?

Ellibinden fazla insan oradaydı.

Her sınıftan, her yaştan.

Yürümeye mecali kalmayan da, anasının kucağında olan bebek te.

Lüks arabası ile gelen de, muhtelif örgütlerin sağladığı imkanla gelen de.

Ve, aslında Türkiye günlerdir orada.

Ve, yine; esas korktuları bu.

İnsanlar, düşünüyor, analiz ediyor, yargılıyor ve karar veriyor.

Şimdilik itibariyle, kararını verenler bir adım dahi geri atmıyor.

Mesele artık, bir çevre veya doğa sorunu değil.

Zaten mesele de burada...

 

Elbette gençlerin sayısal olarak ağırlıklı olduğu nöbet alanı bazılarının gözüne sokulurcasına tertipli, düzenli olması sevindiriciydi. Nöbet alanı sigarasız alan edilmiş durumda. Yerde ne bir çöp, ne de bir artık.

Gençlerin bu tür organizasyonlarından rahatsız olan zihniyeti meşgul edecek tek konu, kız ve erkeklerin aynı alanda olması.

Nöbette olan gençlerle yaptığımız görüşmelerde;

Siyasi, ırkçı vs hiçbir söyleme izin verilmediğini anladık.

Bu tür organizasyonlara tepki gösterenlere şunu da belirtmekte fayda var;

Nöbet alanında alkol de tüketilmiyor.

Sanırım biriler oldukça üzüldü.

Anlayacağınız, bazılarına oradan ekmek yok.

 

TEŞEKKÜRLER ÇANAKKALE

Çanakkale Belediyesi, nöbet alnında düzenli olarak günde üç öğün yemek çıkartıyor. Pazar günü yoğunluktan dolayı yemek çıkmadı. Belediye Başkanı Ülgür GÖKHAN ilini ve ülkemizi korumak, talan edilmesine karşı oldukça net bir tavır sergilerken, nöbet tutanlara her türlü desteği vermeye devam ediyor.

Çanakkale Belediyesi kadar nöbete destek veren önemli bir kitle ise bölge insanı. Nöbet alanı içine kurulan kantine civar köyler yetiştirdikleri ürünleri bedelsiz olarak getiriyor ve nöbet tutanların ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyorlar.

 

SÖZÜMÜZ GENÇLERE OLSUN

Babaları, anneleri ve diğer büyükleri iktidara oy veren gençler;

Yarın yeşil ve temiz bir ülke bulabilirseniz;

Bunun mimarı yukarıda sayılan büyükleriniz değil;

Bugün yeşili, doğayı, cevreyi, ağaçları savunmak için ısrarla nöbet tutan arkadaşlarınız, kardeşleriniz olacaktır.

Artık, söz de sizde, güç te sizde.

Önümüzdeki ilk seçimde bir çoğunuz oy kullanacaksınız.

Yarın, siz ve gelecek nesilleriniz nasıl bir dünyada ve ülkede yaşamak istiyor?

Şimdiden düşünme ve karar verme zamanıdır.

 

Kaz Dağları’nda altın arama bahanesi ile dünyanın en güzel coğrafyalarından birinin vicdansız yüreklerin ellerinin sanıldığı kadar güçlü olmadığı görüldü.

Bu toprakları, emperyalizme karşı verilen en büyük savaşla yurt edinen Türk gençliğinin elinden almanın bedelinin, elde edilecek altınlarla ödenemeyeceğini anlamaları için girişilen mücadelenin birinci etap sınavı başarı ile verildi.

Bu mücadeleyi açan gençleri bundan sonra daha zor etapları bekliyor. Yaz bitip, sonbahar ile birlikte kışın gelmesi ile mücadelenin biteceği inancı hakim. Nöbet alanında bulunanlar daha zor sınavlara hazır. Ama, ya bizler, STK lar ve kurumlar ne kadar hazır, hazırız?

 

NELER YAPILMALI?

Yaşadığım şehir olan Bursa özelinden bakacak olursak;

Bursa belediyeleri sonbaharın yüzünü göstermeye başladığı bugünlerde beklemeden aktif görev üstlenmelidir. İki üç otobüsle bir günlüğüne Nöbet Alanı’na gitmek sadece günlük moral aşılırken, uzun vadede pek anlam ifade etmiyor.

Bursa belediyeleri zaman geçmeden Nöbet Alanı’nda bir irtibat ofisi kurmalı.

Gelir anlamında boyundan büyük işlere imza atan Çanakkale Belediyesi’nin yükü hafifletilmeli.

Belediyelerin kuracakları irtibat ofisleri ile basına haberler geçilmeli.

Belediyelerin görevlendireceği doktorlar, nöbetleşe görev yapmalı.

Nöbet tutanların barınma olanakları iyileştirilmeli.

Belediyeler, Nöbetçilerin ihtiyaçları için lojistik ağı kurmalı.

Uzun lafın kısası;

Bir günlük geziler ile, slogan atmak ile Kaz Dağları ve diğer tüm topraklarımız bizim olmuyor. Bağımsız bir hareket olarak başlayan “Su ve Vican Nöbeti” netice alana kadar desteklenmelidir. Nöbetin, her hangi bir idoloji, siyasi parti veya STK nın meselesi olmadığı, tüm ülke insanlarının meselesi olduğu anlaşılmalı ve anlatılmalıdır.

Türkiye, bu nöbetin sonucunu olumlu olarak neticelendirirse, işte esas “Devrim” budur. Gerisi hikaye.

 

 

 


Bu haber 872 kez okunmuştur.


Paylaş:
Etiketler:

Yorumlar

Bu Makale için yorum bulunmamaktadır.

Yorum Yap

Yorumlar, yönetici tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Burası her türlü görüşe açık bir platformdur, kişi/lerin hak ve özgürlüklerine yönelik hakaret içermeyen her türlü düşünceniz "düşünce özgürlüğü, ifade özgürlüğü" çerçevesinde tartışılabilir; fakat ifade özgürlüğünüz bir başkasının ifade özgürlüğünü "hakaret, küfür, aşağılayıcı" biçimlerle engellemeye dönüştüğünde ifade özgürlüğünüz malesef orada bitmektedir. Lütfen yorumlarınızı bu çerçeve içerisinde yazınız, aksi takdirde yorumlarınız onaylanmamaktadır.
* Zorunlu alanlar.


MAAS Havalandırma & İklimlendirme | Bursa Havalandırma | Bursa İklimlendirme
Para Birimi Alış Satış
Dolar (USD) 8.1652 8.1326
Euro (EUR) 9.7097 9.6709
Sterlin (GBP) 11.2094 11.1267