30 Ağustos 2019 / Cuma

GEMLİK ZEYTİN FESTİVALİ VE ANILAR

GEMLİK ZEYTİN FESTİVALİ VE ANILAR

Gemlik Belediyesi tarafından düzenlenen Gemlik Zeytin Festivali tanıtım toplantısı için Gemlik’te Başkan Mehmet Uğur Sertaslan ve festival paydaşları ile buluştuk. Toplantıda söylenenleri ve festival programlarını büyük bir ihtimalle haberlerden okudunuz.

31 Mart seçimleri sonrası Gemlik belediye Başkanı Mehmet Uğur Sertalan ile makamında adeta anılarda yolculuk yaptığımız bir sohbet gerçekleştirdik.

Gelin şimdi o anılardan Gemlik Zeytin Festivali’ne uzanan bir yolculuk yapalım;

1980 lerin başlarından ortalarına kadar Küçükkumla’da Efes Pansiyon’da bekar tatili yaptık. Allah rahmet etsin, Ünay Abi ve Filiz Abla kahrımızı çekti. Elbette bu kalışlar bir yaz boyunca değildi. İki haftalık tatilden sonra, hafta sonları. Cuma akşamı haftalığımı aldığım gibi doğruca Eski Garaj’dan Gemlik.

Esas yolculuk Gemlik’ten sonra başlardı. Doğruca iskeleye gider, dolu ve büyük olan teknelere binmez, küçük tekneler beklerdim. O dönemde sadece eski yol vardı ve çok sık minibüs çalışmazdı.

O küçük teknenin burnuna oturur, ayaklarımı denize uzatırdım. Küçük dalgalar ayağımı yaladıkça, hafif rüzgarın etkisi ile hoş bir mutluluk olurdu. Ne yalan söyleyeyim, bu mutluluğu arttıran diğer unsurlar ise; bir şişe şarap, eski kaşar peyniri ve çerez olurdu.

Körfez’de salına salına yol alan tekne ilk önce Manastır iskelesine uğrar, ardın da Küçükkumla’ya varırdı. Bakmayın Küçükkumla dediğimize, bizim dilimizde sadece Kumla olarak kaldı.

Küçükkumla merkezden sonra sahilde bulunan binalar henüz tek sıraydı ve sokaklar oluşmamıştı. Neredeyse yan yana site yoktu. Aralardaki boşluklar pansiyon, çadır, çay bahçesi şeklindeydi. Akşam olduğunda caddede iğne atsan yere düşmedi. Ama bu kalabalığa rağmen kargaşa ve gürültü yoktu.

Deniz, berrak ve bereketliydi. Sandal kiralayıp balığa çıktığımızda basit takoz çaparilerle kovalarca balık tutar, pansiyona dağıtırdık.

Sonra;

Gel zaman, git zaman gemlik ve dolayısı ile Küçükkumla insanların vahşi saldırılarına uğradılar ve güzelliklerini kaybettiler. Bizler de Gemlik’in başka kıyı köyü olan Kurşunlu’ya göç ettik.

Gemlik Körfezi ve sahilleri rant uğruna, siyasi, çıkarlar adına senelerce yağmalandı. Bugün Gemlik Körfezi bu denli hunharca katledilmeseydi, Türkiye’nin en gözde turizm merkezi olabilirdi. Düşünün ki bir körfezin bir kıyısı kuzey rüzgarı almadığı için sakin ve huzurlu, karşı kıyısı özellikle öğleden sonra kuzey rüzgarları ile coşkun bir deniz. Bir kıyısı yüzmek, diğer kıyısı yelkenli su sporları için bulunmaz nimet. Deniz suyu ne çok soğuk, ne çok sıcak. Tuz oranı güney denizlerine göre oldukça düşük.

Ve bizler bu denli muhteşem bir yeri kıymetlendiremedik.

Bugüne kadar yapılanların aksini yapmış olsaydık, Bodrum, Çeşme, Marmaris daha sıra bekliyordu.

Neden yapmadık, yapamadık?

Bu tür tatil ve turizm bölgeleri korunan ve dolayısı ile pahalı alanlardır. Dünyanın hiçbir yerinde bu tür yerlerde yaşam ucuz olmaz. Elbette her vatandaş bu bölgenin nimetlerinden yaralanma hakkına sahiptir. Gider plajında denize girer. Ancak bu bile bir bedel karşılığı olur.

Şimdiye kadar gelip giden yerel yönetimler ve iktidarlar “halk goy goyculuğu” yaparak bu bölgelerin yapısının ve özelliklerinin yok olmasına sadece göz y-ummadılar, destek verdiler.

Sahil beldelerinde yaşam kültürünün en önemli parçası yalılardır. Siyaset mekanizması, sahilleri halka açacağız diyerek kıyıları beton ve taşla doldurarak yalıların denizle olan irtibatını kestiler. Sonunda, o bedenin deniz yaşamı kültürünü yok ettiler. Geçmiş olsun.

Elbette Gemlik’in turizm konusunda elinde hala önemli değerler var. Festivaller vasıtası ile elde kalanların kıymetini anlayabilirsek ne mutlu.

Gemlik Zeytindir.

Gemlik’te düzenlenen festivalin ana teması zeytin. Coğrafi tescili yapılan Gemlik Zeytini, dünyanın da kabul ettiği en kaliteli, kendine has lezzet ve dokusu ile damak tadı arayanların tercihi.

Geçmiş yıllarda editörlüğünü yaptığım “Çiftçinin Dünyası” dergisi çalışmalarında zeytin konusunu birkaç defa işlemiş ve sorunlarını dile getirmiştim.

Gemlik Zeytini açısından en büyük sorun, başka bölgelerde üretilen zeytinin, Gemlik Zeytini adı ile satılması. Bu konuda bazı bilgi kirliliklerinin önüne geçmek gerekiyor.

Özelikle Ege Bölgesi zeytini, sofralık değil, yağlık zeytindir. Bu nedenle Ege zeytini Gemlik zeytini diye satılmaz. Sorun, Gemlik ve civarından alınan Gemlik Zeytini sertifikalı fidanlardan üretilen zeytindir. Evvelsi sene İskenderun ve Urfa bölgelerini gezmiştim. Dağa taşa zeytin fidanları dikiliyor ve bunların neredeyse tamamı “Gemlik Zeytini” sertifikalı.

Zeytin Adına konuşmak için zeytini biraz bilmek gerekiyor. Gemlikli zeytin üreticilerinin en büyük dertlerinden biri bu. Ve senelerce bu bölgelere fidan satarak adeta kendi kalelerine gol attılar.

Elbette Gemlik Zeytini’nin sorunu sadece bölge dışından gelen zeytinler değil. Gemlik Zeytini’nin tanınması yönünde bir sıkıntı yok. Neredeyse dünyanın her yerinde biliniyor. Sorun, mevcut zeytin üretiminden, üreticinin hak ettiği payı alamaması.

Bir yanda artan girdi maliyetleri, bir yanda da zeytinin fiyatını yükselten aracılar. Zeytin, üretiminden, işlemeye ve stoklamaya kadar uzun bir süreçten geçiyor. Bu sürecin her biri maliyeti yükseltiyor.

Ayrıca, zeytin işleme ihracatında geleneksel yöntemlerden bir türlü kurtulamıyoruz. Bizler, kıvırcık dediğimiz, yüzeyi buruşuk zeytini seviyoruz. Ancak diğer ülkelerin büyük bir bölümü, yüzeyi parlak ve pürüzsüz zeytini seviyor. Zeytin ihracatı yaptığımız ülkelerde ürünleri tüketenlerin büyük bir bölümü o ülkelerde yaşayan Türkler.

Zeytin üretici ve işleyicileri muhakkak ki bu sorunu çözmeli.

Zeytin, tarladan sofraya uzanan süreçte çok fazla el değiştiriyor. Bu el değişimi yüzünden de zeytin fiyatları yükseliyor. Buna dur demek için zeytin üreticilerinin güç birliği yapmaları gerekiyor. Bu güç birliği de kooperatifleşme ve kooperatiflerin profesyonelce yönetilmesi ile olacaktır.

Zeytin üreticileri bu yolda hareket ederse, zeytinin nihai halinde çeşitlenmeye gidilir ve katma değeri yüksek ürünler elde edilmiş olur.

Gemlik, doğa harikasıdır.

Gemlik’in doğal güzelliği denilince birçok insana sahiller geliyor. Aslında Gemlik’in sırtını dayadığı dağlar ve bu dağların bünyesinde barındırdığı şelaleler, yaylalar Gemlik’in gizli güzellikleri.

Gemlik, Bursa ve civarının dünyaya açılan kapısıdır.

Gemlik, serbest bölgesi, sanayi kuruluşları ve limanları ile Bursa’dan dünyaya açılan kapıdır. İhracat hacmi ile Türkiye’nin en önemli limanlarından biri olan Gemlik, bu özelliğinden dolayı çok daha fayda sağlamalıdır.

Velhasılı Gemlik;

“Gemlik’e doğru denizi göreceksin” sözünden daha ötededir.

Artan nüfusu, sahip olduğu potansiyeli ile hak ettiği yerde olmayan bir ilçe.

Gemlik gibi bir yerde ikamet edenler, eğlenmek ve sosyal yaşantı için Mudanya’ya gidiyorsa bir yerlerde sorun var demektir. Gemlik bu sorunlardan kurtulmak ve kabuğunu kırmak zorunda. Bunun yollarından biri de düzenlenen festivaldir. Gemlik’in tanınmaktan çok, anlanmaya ihtiyacı var.

31 Mart seçimlerinden sonra Belediye başkanlığı koltuğunu devralan Mehmet Uğur Sertaslan seçim öncesi açıkladığı projeleri, hedefleri ve şimdiye kadar yaptığı kısa dönem icraatları ile Gemlik’i anlamış duruyor. Başkan doğup büyüdüğü gemlik için geniş bir perspektiften ve uzun vadeli olarak bakıyor.

Başkan Sertaslan seçim öncesi açıkladığı projeleri hayata geçirdiğinde Gemlik Zeytin Festivali daha da anlam kazanmış olacaktır. Yolu açık olsun diyoruz.


Bu haber 947 kez okunmuştur.


Paylaş:
Etiketler:

Yorumlar

Bu Makale için yorum bulunmamaktadır.

Yorum Yap

Yorumlar, yönetici tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Burası her türlü görüşe açık bir platformdur, kişi/lerin hak ve özgürlüklerine yönelik hakaret içermeyen her türlü düşünceniz "düşünce özgürlüğü, ifade özgürlüğü" çerçevesinde tartışılabilir; fakat ifade özgürlüğünüz bir başkasının ifade özgürlüğünü "hakaret, küfür, aşağılayıcı" biçimlerle engellemeye dönüştüğünde ifade özgürlüğünüz malesef orada bitmektedir. Lütfen yorumlarınızı bu çerçeve içerisinde yazınız, aksi takdirde yorumlarınız onaylanmamaktadır.
* Zorunlu alanlar.


MAAS Havalandırma & İklimlendirme | Bursa Havalandırma | Bursa İklimlendirme
Para Birimi Alış Satış
Dolar (USD) 13.4510 13.3974
Euro (EUR) 15.2340 15.1732
Sterlin (GBP) 17.9317 17.7995